yumyum 5

Köle olmam için hazırlanmış bu maddeleri karşımda görünce artık kurtuluşumun olmayacağını biliyordum ama efendim şebnemin bir ömür kölesi olamam için bunu imzalayacaktım. ve bu maddeleri okurken şebnemin beni beline taktığı vibratörle öldüresiye sikmesi okuduğum maddeleri bir daha asla unutturmayacaktı bana. maddeler şöyle sıralanıyordu. 1- Bu günden itibaren efendim şebnemin kölesi olamayı kabul ediyorum. 2- Efendim şebnemin bana vereceği her türlü fiziki veya psikolojik rahatsızlıklardan dolayı şikayet etme hakkım yoktur. 3- Efendim şebnem beni istediği gibi kullanabilir, istediğinde satabilir veya kiralayabilir. 4- Efendim şebnemin üzerimden kazanacağı parada kesinlikle hiçbir hakkım yoktur. 5- Efendim şebnemin tüm emirlerine itaat edeceğim ve ömür boyu ona kölelik yapacağım. 6- Tüm kazancımı ve mal varlığım efendim şebneme devretmeyi kabul ediyorum. 7- Efendim şebnem istediğinde hiç bir sorumluluk kabul etmeksizin hayatıma son verebilir veya bunu benim yapmamı isteyebilir. İşte bu son maddeyi okuduğumda hayatımın gerçektende bir tehlikeye girdiğini fark ettim artık bu olay şaka değil tamamen gerçekti. ve bu kağıdı imzalamakla adeta hayatıma bir son vermiş olacaktım. maddeler devam ediyordu. 8- Bu sözleşme sadece efendim şebnem tarafından fes edilebilinir. Sözleşmeyi hiçbir etki ve baskı altında kalmadan kendi rızam ile onaylıyorum. sözleşmenin altında ismimin açıldığı yere imzamı attım. şebnem önümden sözleşme kağıdını aldı saçlarımdan tutarak başımı yukarı kaldırdı bu esnada halen vibratörü içimdeydi. -Bundan sonra başına gelecekleri hayal bile edemeyeceksin. İki eliyle de saçlarımdan asılarak iki ayağının üzerine kalktı ve o ana kadar yapmadığı biçimde sert darbelerle beni sikmeye başladı. o kadar sert vuruyorduk darbelerini her seferinde yüzüm koltuğa gömülüyor ve tekrar saçlarımdan çekerek başımı kaldırıyordu. kendine güzel bir ritim tuturmuş sanki yılların orospusunu sikiyormuş gibi beni bir müddet sikti. ancak yorulduğunda üzerimden kalkıp koltuğa oturdu. ben ise yarı baygın bir şekilde yığılıp kalmıştım ve artık bitti diye düşündüğümde efendim beni yanına çağırdı zorbela yanına kadar süründüm. kan ve dışkıyla kirlenmiş vibratörünü göstererek “temizle” emrini verdi. vibratör nerdeyse 25 cm idi öylesine özenilerek yapılmıştıki etrafındaki damarlar dahi belirgin hale getirilmişti. yavaşça vibratörü elime aldım, öncelikle başına küçük öpücükler kondurdum amacım aslında bununla yetinmekti ama şebnemin ne düşündüğümü fark etmiş olacakki ” O kadar kolay kurtulamayacaksın” deyip saçlarımdan kavradı ve başımı olduğu gibi vibratörüne çekti artık tüm vibratör ağzımın içindeydi başımı geri çekemiyordum nefesim kesilmek üzereydi. şebnem saçlarımdan okadar güçlü kavramıştıki kıpırdayamıyordum bile. “birazda ağzını sikelim bakalım iyi alabilecekmisin” diyerek oturduğu yerden ağzımı sikmeye başladı belini ileri geri hareket ettirerek vibratörü tamamen ağzıma sokup çıkarıyordu daha sonra ayağa kalktı ben dizlerimin üzerine çökmüş durumdaydım, ayağa kalkarken vibratörü hiç ağzımdan çıkarmadı. başımı iki eliyle saçlarımdan kavradı ve olanca güçüyle ağzımı sikti. Artık vibratörü tamamen temizlenmiş olacakki saçlarımı serbest bıraktı o bırakır bırakmaz ben yere yığılmıştım nezaman sonra kendime geldiğimi fark etmedim ama kendime geldiğimde şebnemin artık çıplak olduğunu ve koltukta kendini başka bir vibratörle tatmin ettiğini gördüm. gözleri hafiften bana ilişti uyandığımı görünce “gel buraya hemen” diye emir verdi yine sürünerek yanına gittim. yüzüme çift taraflı bir vibratör bağladı. bu vibratörün bir tarafı benim ağzıma giriyor diğer tarafıda boşta kalıyordu boşta kalan kısmını vajinasına götürerek “hadi içeri gir köle” diye emir verdi ben şebnemin bacakları arasında kafamı ileri geri hareket ettirerek onu tatmin etmeye çalışıyordum bir süre sonra şebnem inleye inleye boşaldı. bu seferde kafamı yüzüm yukarı gelecek şekilde koltuğa koydu ve ağzımın üzerindeki vibratöre oturmaya başladı. ağarlığını çekemeyecek duruma gelmiştim ama şebnem sanki cansız bir manken üzerine zıplıyormuş gibi zıplıyordu bir müddet sonra gene boşalmıştı ve nihayet yüzümden kalktı. kendisi diğer koltuğa geçip dinlenmeye başladı ben ise ağzımdaki vibratörle öylece orada efendimin bir sonraki hamlesini bekliyordum. -Şimdi seni tekrar sikmem için bana yalvar orospu eğer beni tahrik edebilirsen ödül olarak sana götünü parçalayana kadar sikmeyi devam ediyorum. Ben ise artık yeter daha fazlasına katlanamayacağımı düşünerek yalvarmıyordum gerçi ağzımdaki vibratörle de yalvaramazdım. öylesine başımı önüme eğdim. benim yalvarmadığımı görünce yine çok kızdı eline geçirdiği ilk kırbacı vücudumda şaklattı ve bir kaç kırbaç darbesinden sonra saçlarımdan tutarak sürüklüye sürüklüye banyoya getirdi klozetin kapağını açıp kafamı klozete soku ve ayağıyla iyice içine bastırdı. -Sana verdiğim emirler hayatınla ilgili yaşamak istiyorsan dediklerime harfiyen uymak zorundasın. yaptığın itaatsizlik sana çok şeye mal olacak. dedi ve şifonu çekti. boğulacak gibi oldum. -Şimdi ben sana yeni bir emir verene kadar orada öylece bekleyeceksin kafanı klozetten çıkardığını görmeyeceğim belki de bu günlerce sürebilir bu birazda sana bağlı. Aradan bir saat kadar geçmesine rağmen kafam hala klozetin içindeydi ve çıkarmaya asla cesaret edemiyordu. içerden şebnemin kendini tatmin etmesi esnasında çıkardığı sesler geliyordu. bir müddet sonra banyonun kapısı açıldı fark ettiğim kadarıyla şebnem üstünü giymişti ama belinde öncekinden daha büyük bir vibratör vardı ben neler olacağını tahmin etmeden o arkamdaki yerini çoktan almış benim kafam klozetin içindeyken o tekrar beni götten sikmeye başlamıştı bunu yaparken arasıra şifonu çekiyor benim nefes almamı zorlaştırıyordu. bir müddet daha beni böylece siktikten sonra kalktı. -Şimdi gidiyorum kafanı klozetten nezaman çıkaracağını sana telefonla söylerim ondan önce çıkarırsan. artık fahişe olarak çalışmak için kendine bir köşe ararsın. Dış kapının sesi gelmişti artık gitmiş olmalı diye düşünerek kafamı çıkardım evet gerçektende gitmişti. etrafı temizledikten sonra güzel bir banyo yaptım. ertesi sabah zorda olsa görevimin başına okula gittim, vucumdumdaki açılardan çok yavaş hareket edebiliyordum. bir ara kantine indim. tam bir çay alıp odama çıkacaktımki telefonum çaldı. – Sana klozetten ayrılabileceğini söylememiştim. Eyvah oydu şimdi ne yapacağım diye düşünüyor telefonda cevap veremiyordum, sadece korkarak dinlemeye devam ettim. -Sana birkaç Abaza arkadaşımı getireceğim seni teker teker onlara siktireceğim onları ve beni mutlu edersen belki seni affedebilirim. şimdiden götünü iyi kremle bir hafta ayağa kalkamayacak şekilde sikileceksin. Devam edecek

yumyum 4

Kırık parmaklarımın acısıyla sadece efendimin arkasından bakabildim. bu yara efendim Şebnemin bana verdiği ilk yara değildi ve sonda olmayacaktı. ondan aldığım her darbe benim ona olan kölelik bağımı biraz daha güçlendiriyordu. Parmaklarımı bir hastanede alçıya aldırdıktan sonra eve gittim. biraz oturup rahatlamak içimden gelmiyordu çünkü efendim bu akşam geleceğini söylemişti. bunu bile, bile oturup onu bekleyemezdim hazırlık yapmalıydım diye düşündüm. hemen dışarı fırladım efendimin hoşuna gidebilecek ne varsa yiyecek ve içecek toparlayıp eve geldim. ve o gelmeden hazırlıklara başladım. gelene kadar her tarafı pırıl, pırıl yaptım. onu böylesine koltukta oturarak ta bekleyemezdim. bir köle olmak istiyorsam bir köle gibi davranmalıydım, hemen dış kapının önüne dizlerimin üstüne çöktüm. o kapıyı çalınca açıp ayaklarına kapanacaktım. belkide sırtıma bindirip bir hayvan gibi salona kadar taşıyacaktım. yeterki gelsin onun için yapamayacağım hiç bir şey yoktu. Kapının önünde baya zaman geçirmiştim. artık umudumu kaybediyordum ki cep telefonum çaldı, telefonuma baktığımda arayanın o olduğunu görünce adeta bütün dünya benim olmuştu. hem açtım ve o daha seslenmeden ben “buyurun efendim emrinizdeyim” dedim benim söylediklerimi ya duymadı yada aldırış etmemiş olacakki “hemen sitenin otoparkına gel, arabamda bekliyorum” deyip kapattı. alel acele toparlanıp ota parka indim. Efendimin kırmızı spor arabasını görebiliyordum hemen yanına gittim kapısını açıp saygıyla önünde eğildim. efendim arabadan indi ve bana seslenerek bagajdaki eşyaları almamı emretti ve kendisi asansöre doğru yürümeye başladı. bagajı açtım içinde iki büyük valiz vardı ikisini de aldım. valizler oldukça ağırdı. bende asansöre doğru yürümeye başladım asansöre yaklaştığımda asansörde yeni gelmişti. efendim bana döndü. – Ne o sende benimle aynı asansöre binmeyimi düşünüyorsun yoksa. Deyip yüzüme müthiş bir tokat patlattı. tokatın etkisiyle sersemleyim elimdeki valizlerin birini düşürmüştüm. işe o an efendimin beceriksizliğimin karşısında sabrı tükenmişti. sakin bir sesle “al o valizi yerden” dedi hemen eğilip aldım, ama bu kadarla kurtulacağımı sanmakla nekadar hata ettiğimi geç anlamıştım. Sol eliyle saçlarımdan tuttu ve sağ, sola çekerek başımı sallıyordu. – Sana benim eşyalarıma karşı nasıl saygıyla davranman gerektiğini öreteceğim. ve bir kez daha valizlerimi düşürürsen. seni orospu olarak kullanıma çıkarırım, böylelikle sikildikçe beni hatırlarsın. şimdi valizleri koltuklarının altına al. Hemen dediğini yaptım her iki valizide koltuklarımın altına aldım ve düşmemeleri için elimden geleni yapıyordum. efendimin eli hala saçlarımdaydı. valizlerin yerini bulduğunu görünce saçlarımdan daha sert asılmaya başladı ve sağ yumruğuyla yüzüme sert bir yumruk attı arkasından bir daha geldi bir eliyle saçlarımı iyice kavramış başımı istediği pozisyona getiriyor ve diğer eliyle de kısa mesafeden yüzüme yumruklar indiriyordu. ama düşmemem lazımdı yoksa daha fazlasının geleceği kesindi. yüzümü iyice kan çanağına çevirince sacımı bıraktı ve asansöre yöneldi bende merdivenlerden koşar adımlarla çıkıyordum. dairenin kapısına geldiğimde aşağıya inerken dairenin kapısını aralık bıraktığıma çok sevinmiştim yoksa onu beklettim diye yine dayak yiyebilirdim. salona efendimin yanına gittim. koltukta oturmuş televizyonun kumandasıyla oynuyordu diğer elide vajinasının üzerindeydi. Giydiği daracık ve yırtık kot pantolonu vücut hatlarını tamamen meydana çıkarıyordu. dizlerine kadar uzun siyah yüksek tabanlı botları vardı ayağında, üstünde kolları kesik kot bir yelek, yeleğin düğmeleri açıktı ve içindeki transparan ve vücudunu saran transparan bluzdan anlaşıldığı gibi içinde südyeni yoktu. bana dönüp ” valizleri şuraya bırak ve temizlenip yanıma gel dedi” dediklerini hemen yaptım yanına gittim ve her zamanki gibi ayaklarının önünde diz çöktüm. valizin birini açmamı söyledi ve içinden minicik pembe renkli ve pırpırlı bir etek cıkrdım bunun yanında kırmızı bir jartiyer ve yine kırmızı file bayan çorapları. elimdekilere bir anlam verememiştim. – Bunlar senin için bundan sonra benim yanımda sadece bunları giyerek dolaşacaksın. Hemen gidip dediğini yaptım verdiği giysileri giydim adeta bir fahişe olmuştum. salona geri döndüğümde valizlerin tamamını bana boşalttırdı neler yoktuki. Değişik kalınlık ve uzunluklarda kamcı ve kırbaçlar yine değişik ölçülerde belden bağlamalı veya normal vibratörler, farklı şekillerde tasarlanmış zincir, kelepçe ve tasmalar bütün bu aletleri çıkartıp odanın her yerine itina ile koydurdu her parçayı teker, teker. daha sonra elinde bir dosya kağıdı vardı. – İşte burada bundan sonra bana olan sadakatini garantileyecek kurallar var, sende bunlara harfiyen uyup yerine getireceksin ve altına imzanı atacaksın. Şimdi bunları teker teker senin kafana unutmayacağın şekilde sokalım. Yerinden kalkıp boynuma bir tasma geçirdi beni ellerim ve karnım koltuğa gelecek şekilde domalmış bir şekile getirdi ben böyle durup olacakları beklerken efendim daracık kotunun üzerinden siyah iri vibratörünü bağladı ve kendisini güzel bir binici kamcısı seçti. kuralların yazılı olduğu kağıtıda görebileceğim şekilde koltuğa koydu. kamçıyı çıplak sırtımda birkaç kere denedikten sonra beğenmeyip eline bir kırbaç aldı biraz geri çekilerek kırbacı vucumdumda şaklatmaya başladı onun her vuruşunda belindeki vibratörde yukarı aşağı doğru sallanıyordu adeta beni vibratörü kırbaçlıyordu. benim açıdan bağırmam onu hiç rahatsız etmemeliki feryatlarıma hiç aldırış etmeden devam ediyordu. nihayet altıncı denemesinden sonra kamçıda kakar kılmıştı. Eğilip arkama geçti vibratörü yavaş yavaş sokmaya başladı acıdan sıktığım diş etlerim artık kanıyordu efendim ise gayet sakin bir şekilde bir yerden pompalıyor bir yerden de tasmamdan asılıp kamçılıyordu bu ona çok zevk vermiş olcakki -Hadi orospum seni nasıl sikiyorum, iyi bir kısrak olursan seni her gün sikerim, seni sike sike çoğaltacağım, sikimin orospusu yapacağım seni diyerek iyice pompalıyordu. -Biraz sakinleştikten sonra önüme koyduğu kağıttaki maddeleri okumamı istedi zira bunlar beni için hazırlanmış kölelik maddeleri idi. ben okumaya başladığımda efendim şebnem pompalamayı hafifletiyor ve her cümle bitişinde sonuna kadar vibratörü sokup anladımmı diye soruyordu. ve ben acıdan fırsat bulup anladım efendim diyene kadarda vibratörü çekmiyordu…. Kölelik maddelerinin açılımı devamında devam edecek

yumyum 1

Yaşım 55 i geçmek üzereydi bu üniversitede, son 9 yılımı profesör olrak geçirdim ilk zamanlar heycanlı ve zevkliydi oysa artık eskisi kadar zevk almıyordum. okul dışında yalnız yaşayan biriydim. boş zamanlarımı ya araştırmalarıma ayırarak yada spor yaparak geçiriyordum. ve tabiki birtürlü ulaşamadığım güzel genc ve bakımlı kadınların kölesi olma hayalleriyle. Bir gün üniversitenin spor salonuna inmiştim. amacım sadece biraz spor yapmaktı, tam soyunma odasına giderken bayanlar soyunma odasının kapısının acuk olduğunu gördüm. gözüme ilk çarpan şey orda öylesine duran bayan ayakkabıları idi, kendimi alamayıp içerdede kimselerin olmadığından cesaret alarak içeri girdim ve yüksek topuklu bir ayakkabı aldım elime. okadar güzel ve çekici duruyorduki yılların vermiş olduğu içimdeki kölelik aşkı bir anda dışarı fırladı sanki, elimdeki ayakkabı kalbimin daha hızlı çarpmasına yol açtı, dizlerim titriyor ve ayakta duramıyordum sanki, birden yere dizlerimin üstüne çöktüm, elimdeki ayakkabı tüm benliğime hitap ediyor ve adeta ona hizmet ve kölelik etmem için bana emirler yadırıyordu.Saygıyla eğilip ince sivri burunlu, yüksek topuklu ve uzun bağcıklı bu bayan ayakkabısını ucuna dudaklarımı değdirdim. içimdeki alev okadar sarmıştıki beni birtürlü elimden bırakıp çıkamıyordum oradan, ve artık bu bayan ayakkabısının kölesi olmuştum adeta, yavaşca aykkabının altını yalamaya başladım, kendimi alamıyor ve artık beni özgür bırakması için ona yalvarıyordum, ama çok vijdansızdı ve beni tamamen sömürmeden bırakmayacaktı ben ona beni artık bırakması için yalvarırken o sivri ucu ile ve yeni yalanarak temizlenmiş tabanıyla yüzüme tekmeler indiriyordu. Elimdeki ayakkabının tamamen etkisi altında ezilmiş bir köle olarak nekadar zaman geçirdiğimi fark etmemiş olcağımki spor salonunda atreman yapan üniversitenin kız voleybol takımının gürültüsünü hic duymadım ve hatta onlardan birinin arkamakadar gelip beni seyrettiğinide anlayamadım. Arkama döndüğümde şebnemi gördüm. kollarını göğsünde kavuşturmuş ve aşalayıcı bir yüz ifadesiyle bana bakıyordu. bense ne yapacağımı şaşırmış bir şekilde dona kaldım ve biran önce oradan kalkıp uzaklaşmayı düşündüm. ama nereye kadar çünkü şebnem benim haftada en az 6 saat ders verdiğim öğrencilerimden biriydi. belkide istifa edip tamamen okuldan ayrılmalıydım diye düşündüm. Bu düşüncelerimin esnasında zavallı gözlerimi şebnemin alaycı yüzünden aldım ve doğrularak çabuk adımlarla gitmeye çalıştım, kapıya ulaşmam için şebnemin yanından geçmeliydim, kafam önümde yürüyordum tam şebnemin önünden geçerken, – Profesör daha temizlenmesi gereken ayakkabılarım var. dedi şebnem ve beni kravatımdan tutup yüzümü yüzüne yaklaştırdı. ve bana – Artık elimden kurtulamayacaksın kıcımın profesörü dedi. Devamı 2 de