tamirci aletini tüm deliklerime geçirdi

Merhaba Mobil Porno Hikayeleri seks okurları. adım Aylin 33 yaşında güzel ve seksi çok seven ve istanbul da yaşıyan bir kadınım. Buna rağmen kocam için aynı şeyi pek söyleyemem. Çok yakın bir kaç hanım arkadaşım var. Onlarla buluşmalarımızda herkes kendi deneyimlerini anlatır. Birkeresinde ceyda ile böyle bir sohbet sırasında çok azıp lezbien ilişki yaşadık. Ama hikaye onla ilgili değil. Ceyda ile bu yakınlaşmamızdan sonra bana bir iylik yapacağını söyledi. Ceyda büyük bir firmanın bilgisayar bölümünde çalışıyor. Aynı iş yerinde çalışan bir erkekle birlikte olduğunu muhteşem bir şey yaşadığını, istersem onunla msn den veya mail le ilişki kurabileceğimi söyledi. Nasıl olacak diyince de tatlım artık her evde bir bilisyar var, bu cihazlar heran bozulabiliyorlar: müsait olduğunda onu bilgisayarına bakım yapması için burda bilgisayar ben oluyorum çağırabilirsin, Şu an kendi işinin patronu ve gündüz öğleden sonra ulaşabilirsin dedi. Çok azgın olduğum bir gün tüm cesaretimi toplayarak msn’den temasa geçtim. Sohbet sırasında bilgisayarcı olduğunu söyleyince bende bu fırsatı kaçırmayarak bilgisayarım da sorun olduğunu vs. anlattım. O da yardımcı olabileceğini söyledi. Hemen mümkünmü dedim. Emrinizdeyim hanımefendi diye nazikçe kabul ederek 30 dk sonra ordayım dedi. Hemen soyundum ve çıplak vücuduma göğüs dekoltesi ve kısa etek boyu olan kırmızı ince elbisemi giydim. Ayağıma da uzun topuklu şeffaf bantlı ayakkabılarımı geçirdim. Onu tahrik edip çıldırtarak bana delice saldırmasını için her tür hazırlığı yaptım. Kapı çaldı. Megafondan adnı duyunca otomatiğe bastım. Asansör yaklaştıkca heycandan kalbim deli gibi atıyor dizlerimin bağı çözülüyor amım sabırsızca sikilmeyi arzu ediyordu. Bu tür bir yasak ilişkinin heycanını tüm hücrelerimde hissedyordum. Asansörün kapısı açıldı. Karşım da elinde deri çantasıyla 35 küsur yaşlarında uzun kıvırcık kumral saçlı, yeşil gözlü, sarı tenli yaklaşık 1.80 boyunda atletik hoş bir adam belirdi. Beni görünce gözleri birden iki kat açıldı ve kekeliyerek Aylin hanım değilmi diyebildi. Artık ok yaydan çıkmıştı evet buyrun dedim. İçeri girdi ben hemen önünde domalarak gerideki terlikleri aldım dönmeden önce bacak aramdan ona baktığımda hafifçe eyilip eteğimin altını görmeye çalıştığını ve önünü sıvazladığını gördüm. Tamirciye Tüm Deliklerimi Siktirdim. Rahatladım….Dönüp terlikleri önüne koyarken yavaşça sikinin seviyesine kadar eğildim. Aman tanrım muhteşem ve büyük bir kabarıklık dudaklarımın 10 cm önünde duruyordu.Onu okşayıp yutmamak için kendimi zor durdurarak doğruldum. Aklım yarrakta arkamı dönüp içeri hareket ettiğimde onun bana hızlıca yaklaştıgını ensemdeki nefesinden hissettim. Bir şey unutmuş gibi birden durarak bana arkadan kazayla çarpmasını sağladım. O muhteşem kabarıklık bi an götümün yanakları arasına temas etti. Pardon diyerek belime eliyle dokundu. Sanırım kilot izini algılamak istedi ve kilodumun olmadığını anladı. Salona buyur edip birşey ikram ediyim dedim. Çay lütfen dedi. Hemen poşet çayı hazırlayıp önünde göğüslerimi görecek biçimde ikram ettim. Gözleri yine büyüdü ve titrek bir sesle iç geçirerek teşekkür etti. Kendini zor zaptettiği çok belliydi ama nezakti de elden bırakmıyor sanki benim hamle yapmamı bekliyordu. Benim daha o gelmeden hazır olduğumu ona hemen kapı önünde verebileceğimi nerden bilsin. Cesaretlendirmek için karşısına oturup geniş açılı ve yavaş bir bacak hareketiyle amımın çok küçük bir bölümü görünecek şekilde bacak back üstüne attım. Gözlerini takip ettiğimde bacaklarıma sonrada koltukla amımın birleştiği noktaya kedi nin ciğere baktığı gibi baktığını gördüm. Birden gözlerini kaçırdı. Ben daha genç biri bekliyordum dedim. Bu işlerde genç olmak tecrübesiz olmak demektir bilgisayarınızı tamir edicem derken bozmakta mümkündür, benim asıl işim programcılık dedi ama bilgisayardan da anlarım. Böyle özel durumlarda sizin gibi özel hanımlara yardımcı oluyorum sadece. Bu bir servis ücretim yok demek diyerek gülümsedi. Arkasından bende bukadar çekici ve seksi bir hanım beklemiyordum açıkçası dedi. Çay bitene kadar birsürü güzel iltifat duydum ve ona firikikler verdim.Buyrun makine yatak odamda dedim. Kalktığında önündeki kabarıklığın hala sürdüğünü gördüm. Önünde ilerlerken kalçalarımı olabildiğince içimde bir yarrak varmışcasına sallayarak odaya girdim. Sonradan bilgisayarın kendisi olduğunu öğrendiğim büyük paraça masanın altındaydı. Eğilerek masanın altına doğru uzandı ve çalışmaya başladı ama göz ucuylada alttan bacaklarımı ve eteğimin altındaki her iki deliğimi de görmeye çalıştığını biliyordum. Bende iyice masaya yaklaşıp bacaklarımı açarak çok daha iyi görmesini sağladım. Siki pantolana sığmıyor nerdeyse kumaşın üstünden baş kısmının kıvrımları görülebiliyordu. Daha ne bekliyor saldırmıyor diyede düşünmeden edemiyordum. Ben artık dayanaz durumdaydım. Birden kendimi bacaklarımı ayırarak çömelmiş ve onun sikini sıvazlarken buluverdim. Ardından hemen pantolonunu vahşice çıkarıp o heybetli yarrağa yumuldum. 19 santimden aşağı olmayan yarağı doyasıya yalıyor emiyor boğazımın derinliklerine kadar sokuyordum. Gözleri ıslak amımda bir eliyle de saçlarımı yüzümü ve hasretle siki öpen dudaklarımı okşuyor, bana tahrik edici sözler söylüyordu. O sözlerin sonunda amını yalamak, kılıtorisini emmek, dillemek istiyoorum lütfen onu ağzıma daya diye inlediğini duydum. Kalça kısmımı masa altına sokarak dizlerimin üstünde amımı ağzına yakın bir pozisyona getirdim. Birden bir vantuz gibi amıma yapıştı. Amımın tüm dudaklarını ve klitorisimle birlikte çekerek ağzına doldurup emmeye başladı. Amım kesinlikle hava almıyor ama nasıl yapıyorsa hem klitorisimi diliyle okşuyor hemde deliğimin içine sokup çıkarıyordu. Ben aldığım zevkten kaskatı kesiliyor, hışımla yarağını emiyor, ısırıyor biyandan da tırnaklarımı bacaklarına bir kedi gibi geçiriyordum. Uzun bir süre bu şekilde sürdü sonra kalktık beni yatağın kenarına oturtup yerde dizlerinin üstünde bacaklarımı ayırıp amımı seyrederek bunca yıl am yalarım hiç bukadar güzel ve lezetlisini tatmamıştım, doyamadım onu yine yalamak öpmek istiyorum dedi ve tekrar başını bacaklarımın arasına yerleştirdi. Artık ağzımda sik olmadığı için rahatça inliyor kesik çığıklar atabilitordum. Geriye uzanarak bacaklarımı yukarı kaldırıp göt deliğimede ulaşabilmesini kolaylaştırdım. Mesajı alır almaz dilini önce iki deliğimin arasında tüy dokunuşu gibi gezdirerek beni mafetti bu arada göt deliğime kadar dilini götürüp deliğin etrafında geziniyor ileri doğru birkaç darbe vurduktan sonra tekrar ara bölümde gezdirip amıma kadar geri geliyordu. Kılıtorisimden başlıarak göt deliğime kadar beni diliyle sikiyordu. Bu şekilde iki kez boşaldım ama hala doymamış gibiydi oysa ben o koca yarrağı artık içimde istiyordum. Artık sik beni, ne olrsun sok içime, deliğime gir, amımın içine koy o azmanı diye yalvarıyordum. Ve nihayet göbeğimden öperek yukarı doğru süzüldü göğüslerime ulaştığında yarrağı amıma değmişti. Sokmadı hafif darbe ve sürtmelerle onları öpüştürüyordu. Bir eliyle sikini kavrayıp amımın suyuna bulayıp dudakları ayırarak kafasını girişime dayadı. Sok artık Soooookkk diye bağırıyordum. Sadece kafasını sokup tekrar çekiyordu. Tükenmiş gücümü toplayarak bacaklarımı beline sarıp onu birden kendime çektim ve yarağı dibine kadar içime bastırıp hapsettim. Kapanı gevşetmiyor taşşaklarının bile girmesi için zorluyordum. Kalçasını yukarı kaldırdığında götümün teması yatakla kesiliyor indirdiğinde yatak ve onun arasında eziliyor iyce içme gömülüyordu. Gücüm tükendi bıraktım. Anında çıktı içimden ve tekrar bir hışımla kökledi. Yarrağın kafasının yumurtalıklarıma değdiğini hissediyor çığlıklarım duvarlarda yankılanıyordu. Tabi ben boşaldım. Anlayınca yavaşladı ve içimde sikini tıpkı bir yılan gibi hareket ettirmeye başladı. Yavaş hareketlerle sağa sola ileri geri yapıp birden avını yakalayan bir yılan gibi içime dalıyordu. Daha yeni orgazm olmuşken tekrar beni kıvama getirdi. Bir tavuğun yerden yem almasına benzer hareketler eşliğinde büyük bir bağırma ve inlemeyle o da boşaldı ve üzerime yığılıp kaldı. Ama beni azdırmıştı yorgun bir halde üzerimde dinlenirken ben altında kıvranmaya devam ettim. Yarrak aynı dirilikte içimdeydi. Ama böylesi zor olduğu için onu yatırıp ben üste çıktım. Şimdi ben marifetlerimi gösterecektim. Evet hanımlar mevzu çok uzadı. Sonrasını hayal gücünüze bırakıyorum. Sonraki günlerde zaman zaman ceyda da bize katıldı. Onları sonraki yazılarımda anlatacağım. Ama şu tespitlerimi aktarmadan bitirmek de istemiyorum. Bu adam muhteşem tekniklere sahip tek kelimeyle tanrının kadınlara bir armağanıydı. En önemlisi seksin içinde büyük bir sevgi ve pozitif enerjiyi de partnerine aktarabilmesi. Kadınları taparcasına çok sevdiği belliydi. Sadece sokup çıkarmaktan başka bişey yapmayan erkelere sahip hem cinslerim, bana yapılan bu iyliği bende size yapmak ve kız dayanışması bağlamında sizin de bu adamı tanımadan yaşlanmanızı istemediğim için msn adresini bi kenara not etmeniz için veriyorum. Bakarsınız birgün lazım olur. : Ama fazla yormayın erkeğimi. Daha ben ona çok siktiricem. Hepinize bol yaraklı ve amlı günler dilerim. Uyarı: BamBam ın bu yazıdan haberi var. benim adresimi de boşuna ondan istemeyin tembihli. Belki onu siz dişileri tanımasından sonra o uygun görürse ve güvenirse lezlerle tanışabilirim. : Cinsel ilişki onun için şart değildir öncesinin iyi olması yeter. Bu yüzden lezbiyenleri de çok sever. Kendisi erkek olup sadece dişilerle ilgilenir. Evli ve ailesinede bağlıdır.
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

Doktorumun Aletini Tattım

Herkese merhabalar. Ben geçen yıl ilk annelik duygusunu tatmış bir bayanım. Tabi o yıllarda bir hikaye yaşadım. Onu sizlerle de paylaşmak istiyorum. Benim hamileliğim boyunca gittiğim kadın doğum uzmanı ilke yaşadığım hikayem ve onun büyük yarağı hiç aklımdan çıkmıyor. O yüzden ben de daha fazla içimde tutmak istemedim ve sizinle bu hikayemi paylaşmaya karar verdim. Anlatacaklarım yaşanmış bir olaydan ibarettir ve sizlere adım Hilal, doktor beyin adı da Serdar diyeceğim fakat ne doktor beyi ismi nede benim ismim doğru değil bunu baştan söylemek isterim. Kimliğimi ifşa etmek istemiyorum. Tanıdığım biri bu sex hikayesini okuyacağından değil, çok zor bir ihtimal o ama ben yinede kimlik bilgisi vermek istemiyorum.
Geçen sene ağustos ayının dördünde doğum yaptım. Tabi doğum yapmadan önce sık sık Serdar beyin özel muayenehanesine giderek turin kontrolleri gerçekleştiriyordum. Bu kontrollerde kocam genelde yanımda oluyor fakat ben muayenehane ye girdiğimde yanımda olmuyordu, Serdar beyle baş başa kalıyorduk. Daha ilk günlerde kocam bayan doktor olsaydı falan diye ısrar etmişti ama Serdar beyinde ününü, işi ne derece bildiğini bir kaç samimi arkadaşımdan duymuştum o yüzden ne olursa olsun kocama Serdar beyden başkasına gitmem dedim. Gönülsüz bir şekilde kabul etti, doktor bey yakışıklı denilebilecek kadar alımlı bir erkek olduğu için kocam muhtemelen onu kıskanmıştı ve benim en mahrem yerlerimi görmesinden rahatsız olmuştu. Sonuç olarak kocamı öyle yada böyle ikna ettim. İlk bir kaç kontrolden sonra artık ilk geldiğim gibi rahatsız veya huzursuz hissetmiyordum. Sanırım altıncı yada yedinci kontrol için geldiğimde daha önce dikkatimi çekmeyecek bir şeyler karşılaştım.
O gün doktor beyin üzerinde kot pantolonu vardı, bilemiyorum daha önce hiç mi kot pantolonla görmemiştim onu ama o gün aklımdan çıkaramadığım bir gündür. Sıradan kontrollerde muayenehane ye girdiğimde doktor bey karşımda masasında otururdu, o gün masasından kalkarak hemen karşımda duran misafir sandalyerlerine oturdu ve benimle karşılıklı olarak konuşmaya başladı. İlk bir kaç dakika hiç birşey fark etmedim ancak gözümü öyle sağa sola çevirdiğim anlardan birinde doktorun önündeki aleti çok net bir şekilde görebiliyordum. Sanki doktor tayt giymişti ve aleti tayta yapışmıştı. Pantolonunu üzerinden doktorun penisi öyle büyük ve hayvani görünüyordu ki benim o anda aklım karışıvermişti. Yani elimde değildi ki, sürekli gözüm oraya kayıyor, kocaman penisini izliyor ve bazen yalan yok dokunmak istiyordum. Doktor karşımda birşeyler anlatırken önümde o kadar büyük bir penisin olması açıkçası doktorun ne dediğini anlamama neden oluyordu.
Çok geçmeden doktor bey bunu anladı ve göz ucuyla benim baktığım yere, tam penisinin üzerine bakmaya başladı. Zannediyorum daha öncesinden penisinin bu kadar dikkat çekici olduğunu fark etmemişti, benim dikkatimi çektiğini anlayınca şöyle bir bakmış ve gerçekten dikkat çekici derecede olduğunu oda fark etmişti. Çok oturmadan karşımdan kalktı ve masasına geçerek masasının arkasından benimle konuşmaya devam etti. Sanki o görüntü bende bağımlılık yapmış gibiydi. Masasına geçse bile gözüm doktor beyin penisini arıyor, resmen görmediğim anlar huzursuz oluyordum. Acaba ne yapsam ne etsemde doktor beyi tekrar karşıma oturttursam diye düşünmeye başladım. Tüm bunlar sizlere öyle satır satır yazıyorum ama bir kaç dakika içerisinde yaşanan olaylardan ibarettir. Bir süre içimden düşündüm acaba ne demem gerekiyor, karşıma oturması için ne demem gerekiyor. Sonunda yüzüm doktor beye doğru dönüktü, hemen önüme döndüm ve başımı turarak “başım dönüyor, sanırım kusacağım” dedim.
Doktor bey oturduğu yerden bir hışımla kalktı ve bir köşeye sokuşturduğu orta düzey market poşetlerine benzeyen poşetlerden bir tane getirdi. Aslında ben sadece öyle uzaktan uzağa bakmak için böyle bir oyuna girişmiştim ama bu oyundan sora doktor bey elindeki poşetle hemen dibime oturuvermişti. Penisi tam gözümün hizasında duruyordu, elimi uzatsam dokunabilecek kadar yakınındaydım. Numaramı uzun bir süre boyunca devam ettirdim, bu zaman içerisinde durmadan kendimi ona sürttürmeyide ihmal etmedim. Sonunda daha fazla uzarsa dikkat çeker falan diyerekten numara son verdim ve “iyiyim teşekkür ederim, biraz daha iyi oldum” diyerek kendimi toparladım. Bir yandan iyiyim birşeyim yok diyordum ama diğer taraftanda içimden “umarım gitmez, oturduğu yerden kalkmaz, karşıma otururda izlerim” diyorudum. Doktor bey sanki isteklerimi duymuşcasına hemen yanımdan kalkarak karşımdaki koltuğa tekrar oturdu. Ben sevinç içerisinde gülümseyerek penisine yine uzun uzun bakmaya başladım.
Elimde değildi, karşı koyamıyordum kendime, o kadar büyük bir penisi görmeyi bırakın olduğuna inanmak benim için çok zordu. Yani abartıyorum gibi gelebilir ama en az yirmi beş santim kadar vardı. Benim çevirdiğim numaradan sonra yine karşılıklı oturmuş konuşuyorduk, bana sık sık nasılsınız diye soruyordu. Ben tüm sorularına cevap verirken kaçamak bakışlarla penisine de bakıyordum. Artık içerisine girdiğim davranışlardan dolayı penisine olan ilgimi fark etmemiş olamaz diye düşünmeye başlamıştım. Yanında çalışan asistanı muayene odasını hazırladıktan sonra doktor bey beni içeri davet etti. İçeri girdim ve koltuğa uzanarak bacaklarımı ayırdım. Nasıl bir işlem göreceğimi bildiğim için ona göre bir elbise giymiştim. Koltuğa oturduktan sonra bacaklarımı ayırmam yetiyordu, inanın elbisemin altından iç çamaşırı bile giymemiştim. Koltuğa oturduktan sonra doktor bey zaman zaman ayaklarımın ucunda, zama zamanda başımı yanında duruyordu.
Başımın yanına durduğu anlarda gözlerimi hiç çekmeden direkt olarak penisine doğru bakıyordum. Bir ara doktor bey gülümseyerek “afedersiniz, hemen geliyorum” deyip dışarı çıktı. Bir kaç dakika masasında oturduktan sora yine içeri girdi ama yüzündeki gülümseme hiç gitmemişti. O kadar neşeli görünüyordu ki artık gülümsemesi banada bulaşmıştı. Merak ederek sordum “hayırdır doktor bey nede gülüyorsunuz” dedim. Gülümsemesini hiç kesmeden “yok birşey, öyle aklıma birşey geldi gülüyorum” dedi. Bu tatmin edici bir cevap olmamıştı benim için o yüzden biraz kırıtarak “doktor bey ben merak ederim ama, söyledin neden gülüyorsunnuz, benimle ilgili birşey mi yoksa” dedim. Doktor bey düşündüğümden daha cesur çıkmıştı ve bana “aslında sizinle ilgili, geldiğinizden buyana gözlerinizi üzerimden almadınız, komik geldi biraz” dedi. Doktor cesursa ben daha cesurdum ve böylesine büyük bir penis karşısında da sessiz kalmaya niyetim yoktu o yüzden “aslında haklısınız gördüklerime inansam mı inanmasam mı bilemiyorum” diyerek kahkahayı bastım.
Ne dediğimi çok iyi anlamıştı, tam olarak penis lafı geçmiyordu ama aramızda doktorun penisine dair kısa bir sohbet başlamıştı. Sık sık “bu kadar büyük olabileceğini düşünmemiştim, yani gerçek dışı görünüyor” diyerek şaşkınlığımı belli ediyordum, ben her öyle dediğimdede doktor bey gülümseyerek sessiz kalıyordu. Sonunda artık dayanamadım ve samimiyetimize güvenerek elimi penisine doğru uzatarak “ya yoksa birşey mi koydunuz oraya” dedim ve penisini sıkıca tuttum. Benim tutmamla doktor beyin yüzündeki o gülümseme bir anda gidivermişti. O cidi ciddi bakarken bende sinsi sinsi bakarak aslında tuttuğum şeyin kelimenin tam anlamı ile bir penis olduğunu bildiğimi ima ettim. Bir ara doktor bey ve ben birbimize derin derin baktık, bu bakışma iki üç saniye falan sürdü ve bu iki üç saniyede doktor beyin penisinden elimi çekmedim. Sonunda oda benim ne istediğimi anlamıştı o yüzden odanın kapısını kilitleyerek tekrar yanıma geldi. Elimi eline alarak penisinin üzerine bıraktı ve “daha önce bu kadar büyüğünü görmedin demek?” diye sordu.
Hiç cevap dahi vermeden doktorun penisini pantolonundan dışarı çıkarttım. Pantolonunun önünü açtığımda külotuna sığmayan o kocaman penis dışarı fırlayınca istem dışı olarak “aay” diye bağırdım. Yani avaz avaz bağırma değilde şaşkınlıkla çıkan bir sesti o. Doktor bey benim bu bağırmamdan dolayı “sessiz ol” diye fısıldadı ve elini başıma koyarak saçlarımı okşamaya başladı. Odanın içerisinde bacaklarım ayrılmış bir şekilde doktorun penisini tutuyordum. Biliyordum bu dönemde cinsel ilişki belki bir sorun verebilirdi, vermese bile ne bileyim bana güvenilir gelmediği için ilişkiye girmezdim ama ne olursa olsun o penisin tadına bakacaktım. Doktor beye “içime alamam ama ağzıma almak istiyorum” diye fısıldadım. Penisini ağzıma doğru yaklaştırarak “nasıl istersen” dedi. Bir defada kocaman penisi ağzıma tepiştirmeye başladım. Sadece başı giriyordu ve fazlasını almak için ne kadar uğraşırsam uğraşayım fayda vermiyordu. Sadece başı bile o kadar tatlı ve lezizdi ki anlatamam.
Bir kaç dakika boyunca başını ağzımdan hiç çıkarmadan emdim durdum. Biliyordum yeterince tatmin edersem ağzıma mükafat olarak birşeyler bırakabilirdi :). Emdikçe emdim, boş durmadım emerken taşaklarını okşadım ve sonunda onu yeterince mutlu ederek ağzımın içine boşalttırdım. Spermleri ağzımı o kadar çok doldurmuştu ki normalde kocamıda ağzıma boşaltıyorum ama spermlerini yutmadan lavaboya tükürüyorum. Doktor beyin spermleri o kadar çoktu ki tükürmek için ağzımda tutamyacağım kadar çoktu. En az yarısını yutmak zorunda kaldım. Yuttuğuna pişman mısın diye soracak olursanız tabiki değilim çünkü o kadar büyük bir penisi bir daha ele geçirmem ve onunla oyuncak gibi oynamam çok ama çok düşük bir ihtimaldi. Elime geçirmişken bir güzel emdim, okşadım ve ağzıma boşalttırdım :). O günden sonra doğuma kadar mümkün olduğunca sık sık doktor beye gitmeye çalıştım. Kimi zaman o müsait olamıyorudu, kimi zaman ben kocamla gittiğim için o birşeylerden şüphelenir diye korkuyor ben yanaşmıyordum.
Ne olursa olsun doğum yapana kadar üç defa daha doktor beyin penisini deliler gibi emip ağzıma boşalttırdım. Sperminin tadı aradan bir yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen inanın hala damaklarımda duruyor. Doğumdan sonra doktorun muayenehanesine pek yolum düşmedi, kocamada diyemiyorum tabi bi ziyarete gidelim diye. O yüzden pek görüşemiyoruz ama ilk fırsatta tekrar sperminin tadına bakmak için Doktor Serdar beyi ziyarete gideceğim.